sohbet siteleri

 
 
 

 

 


Rum milliyetçisi gerçekleri yazınca…

20 Temmuz 2009 Yazan LaNetLy  
Kategori Güncel Haberler

495820090720071922104Önceleri katı Rum milliyetçisi olan Kıbrıslı Rum yazar Angastiniotis ‘Kanın Sesi’ adlı kitabında sadece Rum milliyetçilerin iÅŸlediÄŸi akıl almaz cinayetlerini toparlayınca tehditler aldı.

Kayıpların hikâyesini bu kemikler anlatıyor
LefkoÅŸa’daki laboratuvarda, kurÅŸunla parçalanmış ya da ağır cisimle kırılmış kemikler incelenip yıllar sonra da olsa yakınlarına ulaÅŸtırılıyor. İskeletler arasında, Rum-Türk diye bir ayırım yapılmıyor

Kıbrıs’ta yaraların sarılıp acıların hafiflemesi için her iki taraf da yoÄŸun çaba sarf ediyor. Kayıpların bulunması adına tüm adada kazılardan çıkartılan kemiklerin toplandığı antropoloji laboratuvarı da bu çabanın sergilendiÄŸi merkezlerden biri… Burada çalışanlar LefkoÅŸa’nın BM gözetimi altındaki ara bölgede toplanıyor. 1974′e kadar LefkoÅŸa’da uluslararası havalimanı olarak kullanılan bu ara bölgedeki saatler, sanki 1974′te çakılı kalmış. Bu bölgede 35 yıldan bu yana hiçbir faaliyet gösterilmemiÅŸ. Etraf sadece BM askerleriyle dolu. Ama ÅŸimdilerde en azından kutsal bir görev için LefkoÅŸa’nın asıl sahipleri yani Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar tarafından kullanılıyor. Ara bölgedeki BM askerlerine geçiÅŸ izinlerimizi gösterdikten sonra aÄŸaçlıklı dar ve kıvrak bir yol bizi, üzerinde MPC (Missing People Committee) yani Kayıp Åžahıslar Komitesi binasına getiriyor.

RUM-TÜRK DİYE AYIRIM YOK
Basık binaların birinin kapısında bizi bekleyen KÅžK’nin Türk eÅŸ baÅŸkanı Gülden Plümer Küçük’ün hâlâ, az önce kayıp bir ÅŸahsın naaşını verdiÄŸi ailesinin feryatlarının etkisi altında olduÄŸunu görüyoruz. Küçük’ün eÅŸliÄŸinde komitenin Rum eÅŸ baÅŸkanı İlias Georgiades’in bulunduÄŸu ana laboratuvar binasına doÄŸru ilerliyoruz. Kapısından içeri girer girmez insanı bir ürperti basıyor. Sıra sıra uzun masaların üzerine yerleÅŸtirilen iskeletler, kafatasları ve irili ufaklı numaralandırılmış kemikler gruplara ayrılmış. Laboratuvarda da aynı kazı yerlerinde olduÄŸu gibi karma ekipler çalışıyor. Masaların üzerindeki iskeletler “Rum” ya da “Türk” diye ayrılmamış. Antropologlar, iskeletlerin üzerindeki numaralara göre çalışıyorlar. Kimisi kurÅŸunla parçalanmış bazı kafa taslarının eksikliklerini ufalanmış kemik taneleriyle tamamlıyor. Kimisi de ağır bir cisimle kırıldığı anlaşılan kol ya da bacak kemiklerini ölçüyor. Laboratuvar içinde ayrıca içlerinde kazı yerlerinden getirilmiÅŸ kemikleri barındıran kırmızı kutuların sıralandığı bir bölüm var. Ana laboratuvardaki iskeletlerin tamamlanıp ailelerine teslim edilmesinden sonra, sıra bu kutuların açılmasına geliyor.

TOPLU MEZAR SÜREYİ UZATIYOR
Laboratuvarın sorumlusu Popi Hrisostomou’dan antropolojik çalışmalar hakkında bilgi alıyoruz: “Kazı yerlerinden buraya gelen kemikleri ilk önce kayıtlara geçiriyor ve fotoÄŸraflarını çekiyoruz. Daha sonra hangi iskelete ait oldukları belli olmayan tüm irili ufaklı kemikleri gruplar halinde ayırıyoruz. Bazı durumlarda cesetlerin gömülü oldukları yerlerde meydana gelen toprak kaymaları ya da sel gibi durumlarda iskelet kemikleri birbirine karıştığından hangi kemiÄŸin hangi iskelete ait olduÄŸu kolayca anlaşılmıyor. Bu iÅŸlemleri tamamladıktan sonra kemik örneklerini DNA laboratuvarına gönderiyoruz. Burada kemiklerin biyolojik profili ortaya çıkıyor. Ailelerin verdiÄŸi kayıp ÅŸahsın boyu, kilosu, yaptığı iÅŸ gibi ilgili ayrıntılı bilgileri de eklemek suretiyle kimlik tespiti yapabiliyoruz.” Yine Hrisostomou’ya göre, mezarda 20 cesetle birlikte bulunacak bir kayıp ÅŸahsın kimlik tespitinin, ayrı ayrı gömülü olanların kimlik tespitinden çok daha fazla vakit alıyor. Bu da toplu mezarlarda kemiklerin birbirine dolanmasından kaynaklanıyor.

ESKİDEN RUM MİLLİYETÇİSİYDİ GERÇEKLERİ YAZDI, TEHDİT ALDI

KIBRIS sorununun temelinde yatan ana parametrelerinden biri olan kayıp şahısların faillerini aslında her iki toplum da tanıyor. Gözü dönmüş aşırı milliyetçiliğin yarattığı körlük, kanlı çatışmalar ve savaş ortamında, çoluk, çocuk, demeden masumların kurşuna dizilmesine, cesetlerinin çukurlara gömülmesine yol açtı.

‘KİMSE ÖZÜR DİLEMEDİ’

Rum tarafı, uzun yıllar sadece kendi “Kayıp ÅŸahıslar”ını ön plana çıkartarak Türk tarafını suçluyordu. Ancak zaman içinde Rum tarafı da kendi milliyetçilerinin iÅŸlediÄŸi cinayetleri kabullenmeye baÅŸladı. Nitekim Kıbrıslı Rum yazar ve araÅŸtırmacı Antonis Angastiniotis de “Kanın Sesi” adlı Rumca ve Türkçe yazılı kitabında sadece Rum milliyetçilerin iÅŸlediÄŸi akıl almaz cinayetlerini toparladı. Larnaka Havalimanı’ndan Atina’ya dönerken Antonis Angastiniotis ile havalimanında bir fincan kahve içme fırsatı buldum. Angastiniotis, Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türklere yönelik cinayetlerini öğrenmeden önce kendisinin de “milliyetçi” olduÄŸunu söylüyor. Ancak Kıbrıs’taki kanlı çatışmaları deÅŸtikçe Rumların da iÅŸlediÄŸi cinayetlerin ortaya çıktığını anlayan Angastiniotis bu cinayetlerle ilgili yaptığı araÅŸtırmadan dolayı Rum tarafında tehditlere hedef olmuÅŸ. “GeçmiÅŸ, propaganda duvarını tırmanıp da toplumunun bilinçli olarak senden gerçeÄŸin yarısını sakladığını veya deÄŸiÅŸik bir versiyonunu aktardığını keÅŸfettiÄŸinde, ürkütücü bir bugüne dönüşüyor. Ve birden bire, daha fazla gerçek bulabilmek için çıplak ellerinle, ellerin kanayana kadar, toprağı kazman gerektiÄŸini anlıyorsun. Uzun bir süredir geceleri yatağıma MurataÄŸalı bir sürü çocuk tırmanıyor. Birlikte masallar okuyoruz. Onların hikayelerini dünyaya anlattığım için mutlu bir ÅŸekilde gülümsüyorlar. Ben ise minicik gövdelerinde açılan kurÅŸun yaralarını saymadan, gittikleri için hıçkırıklara boÄŸuluyorum. Yaraları taze olmalı, çünkü uyandığım zaman bembeyaz çarÅŸafımda kırmızı kan lekeleri buluyorum. Henüz kimse onlardan özür dilemedi. KeÅŸke basit bir özür dileme yeterli olsaydı.”

KARMA EKİPLER ÇALIŞIYOR
Sıra sıra uzun masaların üzerine yerleÅŸtirilen iskeletler, kafatasları ve irili ufaklı numaralandırılmış kemikler gruplara ayrılmış. Laboratuvarda da aynı kazı yerlerinde olduÄŸu gibi karma ekipler çalışıyor… İskeletler de Rum ya da Türk diye ayırıma tabi tutulmamış.

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.