Sağlık / Cinsellik:
Kadın Dış Genital
Organlarında Plastik
CerrahiModern
yaşam, kadın dış genital organlarını sadece
işlev ve hijyen açısından değil estetik görünüm
ve cinsel ilişkide daha çok haz alma talebi
açısından da jinekolog ve plastik cerrahları
daha çok ilgilendirir hale getirmiştir. Dış
genital organlarda doğuştan var olan şekil
bozuklukları veya hayatın ileri yaşlarında
ortaya çıkan değişiklikler, bir çok kadında
rahatsızlığa,mutsuzluğa ve komplekse yol
açmaktadır. Bu durum, cinsel hayatı bozmakta
veya kadının cinsel ilişkiye girmesine engel
olmaktadır.
Mons pubis (venüs tepesi)
adı verilen ve bacakların birleştiği yerde,
karnın orta alt bölümünde yeralan tümseğin
şişmanlığı ve zayıflığı geçen yüzyılda insanları
ilgilendirmezken, yaşam biçimi ve buna bağlı
talepler insanların ilgisini bu noktaya da
çekmesini başarmıştır. Ortasında klitoryusun
(bızır) yer aldığı oval şekildeki kadın dış
genital organlarını şekillendiren ana anatomik
yapılar vajen dudaklarıdır ve bunlar vajinanın
(döl yolunun) girişinde bulunan dokulardır,
büyük ve küçük olarak ikiye ayrılır. Dış tarafta
ve daha büyük olanına büyük dudaklar (labium
majus), iç tarafta ve daha küçük olanlar ise
küçük dudaklar (labium minus) adını alır.
Dudakların büyüklüğü veya küçüklüğü sadece
sağlık nedenleri ile değil ,daha fazla cinsel
tatmin ve estetik nedenlerle de düzeltme
talebine yol açmaktadır.
Kadının cinsel
haz almasında önemli rol oynayan klitoryus
çevresindeki yapılar tarafından örtülerek
kadının haz almasını engelleyebilir veya
büyüklüğü nedeni ile sıra dışı cinsel uyarımlara
veya estetik kötü görünüme yol
açabilir.
Çok sayıda kadın bu şikayetlere
sahiptir. Genelde kadınlarımızın bir çoğu bunun
sadece kendilerine özel bir problem gibi
görmekte ve çare aramaktan korkmaktadırlar.
Konunun yazılı ve görsel basında yer alması,
toplumu, bu tür sıkıntıların birçok kadın
tarafından yaşandığından ve çözümünün
olabildiğinden haberdar etmektedir.
Kadın dış genital organlarında estetik
cerrahi girişim gerektiren sorunlar ve
tedavileri şu şekilde sınıflandırılabilir
:
a. Mons Pubisin (venüs tepesi)
belirgin olması Özellikle orta ve ileri
yaştaki hanımlarda görülen bu durum ,giysi ve
mayodan bu bölgenin belirli olması ile dikkati
çeker,çoğu zaman sadece estetik bir sorundur. Bu
nedenle kadınların pantolon ve mayo giymekten
kaçındıkları da bir gerçektir. Kilo kaybı
hallerinde ve aşırı şişmanlıkta etli mons
pubisin sarkması sadece estetik bir sorun
olmaktan çıkar,temizlik sorunları yaratır ve
pişiklere yol açar. Şişman mons pubisin tedavisi
liposuction la fazla yağların alınmasıdır. Lokal
anestezi ile yapılır,hastahanede yatmayı
gerektirmez,6 hafta süre ile korse giyilmesi
derinin kırışması önlenir. Şişman ve sarkık mons
pubis varlığında liposuction ile birlikte fazla
derinin ameliyatla çıkarılması gerekebilir. Bu
işlem estetik karın ameliyatına
eklenebilir.
b. Şişman mons pubis ve
şişman büyük dudaklar Yukarda sıralanan
problemlere ek olarak mevcut patoloji klitoryusu
kapattığı için , cinsel ilişki sırasında kadının
haz alması engellenebilir. Eğer venüs tepesinde
ileri derecede sarkıklık yoksa,burada da tedavi
liposuctiondur;hem venüs tepesi hem de büyük
dudakların hacmi liposuction ile küçültülür.
Lokal anestezi ile yapılabilen bu ameliyatla hem
estetik sorunlar ortadan kalkar hem de kadının
cinsel ilişkiden daha çok haz alması
sağlanır.
c. Zayıf mons pubis ve
ince büyük dudaklar Yapısaldır veya
hastanın zayıflığı sonucu bu durum ortaya çıkar.
Bu klitoryusun (bızırın) daha görünür hale
gelmesine sebep olur.Sorun sadece estetik değil
,sıra dışı cinsel uyarılara da yol açabilir.
Vücudun başka bölgesinden (bacak dış
yanları,kalça,karın) alınan yağların deri altına
enjeksiyonu ile arzu edilen estetik sonuç
sağlanır.
d. Büyük ve sarkık küçük
dudaklar Küçük dudaklar (labium
minus),büyük dudakların arasında ince deri
kıvrımı şeklinde uzanır,önde orta çizgide
birleşerek klitorisi (bızır) bir kılıf gibi
örterler. Küçük dudaklar arkaya doğru küçülür ve
belli belirsiz bir kıvrım halini alır. Renk,
şekil ve büyüklükleri ırka ve yaşa göre
değişiklik göstermekle beraber, cinsel ilişkiye
başlama yaşı, ilişki sıklığı, doğum sayısı,
uygulanan epilasyon yöntemleri, kilo, şekil ve
büyüklüğünde rol oynar. Normal olarak ortalama
uzunlukları 5 cm boyunda ve 0.5-1 cm
kalınlığındadır. Vajen girişindeki ıslaklığı
sağlayan, Bartholin denilen bezlerdeki salgının
akış noktası küçük dudakların iç yüzlerinde
bulunmaktadır. Bu bezlerin ağzı çok kolay mikrop
kapabilmekte ve apse
oluşturabilmektedir.
Lokal anestezi
altında ,ameliyathane şartlarında küçük dudaklar
olması gerektiği kadar küçültülür,kendiliğinden
eriyen dikişlerle yara dikilir.Ameliyat süresi,
kullanılan ameliyat tekniğine göre 30-60 dakika
arasındadır. Bu ameliyat kızlık zarına zarar
vermez, cinsel ilişkiye, orgazma, gebe kalmaya
ve doğum yapmaya hiç bir zararı veya engeli
yoktur. Ameliyattan sonra idrar yapma ile ilgili
bir sorun olmaz,doktor tarafından önerilen
temizlik yöntemleri ile bakım
yapılır.Rahatsızlık verecek derecede ağrı ve
yanma olmaz. Yara iyileşmesi ile ilgili
problemlerle sık karşılaşılmaz. Ameliyatı ertesi
günü duş alınabilir, normal hayata dönülebilir.
Yara iyileşmesi 1 haftada tamamlanır,
Ameliyattan 3-4 hafta sonra cinsel ilişkiye
girilebilir. Dışardan bakıldığında ameliyat izi
fark edilmez.
e. Klitoryus
büyüklüğü Klitoryus doğuştan büyük
olabilir ,erken yaşta ebeveynler tarafından fark
edilir. Bu takdirde çocuk yaş grubunda gerekli
tetkikler yapılmalı ve tedavi düzenlenmelidir.
İleriki yaşlarda klitoryus büyümesi nadirdir.
Hormonal değişiklikler ve bazı tümörler
klitoryus büyümesine yol açabilir. Çevresindeki
anatomik yapılar yeterli şişmanlıkta olmadığı
için göreceli olarak büyük görünebilir. Eğer
problem çevre dokulardan kaynaklanıyor ise
yukarıda sıralanan işlemlerden herhangi birisi
yapılır. Gerçek büyük klitoryus olgularında,
büyümeye yol açan kromozomal ve endokrin
nedenler araştırılmalı ve öncelikli tedavi esas
sebebe yönelik olmalıdır. Asıl neden
saptandıktan ve bu yönde gerekli araştırmalar
yapıldıktan sonra büyük klitoryus
küçültülebilir. Usulüne uygun yapıldığı takdirde
bu cerrahi işlem cinsel hazza ve cinsel
aktiviteyi olumsuz
etkilemez.
Prof.Dr.Sıdıka
Kurul Plastik,Rekonstrüktif ve Estetik
Cerrahi Uzmanı