Nedenlerden ilki genetik. Yapılan
araştırmalara göre beyaz ırktan gelenlerin saçları 34 yaşından
itibaren kırlaşmaya başlıyor, 50 yaşına geldiklerinde ise
saçlarının bembeyaz olma olasılıkları yüzde 50 oranında.
Zencilerin saçları 44 yaşında beyazlamaya başlıyor.Kalıtımsallık
da ikinci neden. Saçlarınızın ebeveynlerinizle ya da büyükanne
ve büyükbabanızla aynı yaşlarda beyazlaması büyük bir
olasılıktır.
Farklı renklerde ve oldukça canlı görünmesine karşın saçlar
tıpkı tırnaklarımız gibi keratinden oluşan ölü maddedir.
Doğumunuzdan üç ay önce, yaşantınız boyunca sahip olacağınız tüm
saç folikülleriniz oluşur, sarışınlar için yaklaşık 140.000,
esmerler için 108.000, kızıllar için de 90.000. Her folikülün
dibinde, derinin ikinci katmanı yani dermis sayesinde beslenen
bir saç hücresi yer alır. Bu hücrenin içindeki bir doku konisi –papila
ile matriks– saç telini oluşturan kimyasalları bir araya
getirir. Bir saç teli henüz uzama aşamasındayken, binlerce
melanin pigmentiyle kaplıdır. Melanosit adı verilen hücreler iki
temel “rengi” üretip karıştırarak, insanların farklı tondaki saç
renklerini meydana getirirler. Pigmentlerden ilki, yani ömelanin
kuzguni siyahtan açık kumrala dek tüm renklerin yaratıcısıdır.
İkincisi, yani feomelanin ise altın sarısı saçlardan ve kızıl
tonlardan sorumludur. Biçim, çeşit ve yoğunluklarına göre
farklılıklar sergileyen pigmentler, sonuçta binlerce renkten
oluşan egzotik bir renk paleti oluştururlar.
Pek çok insanın saçı doğduğunda
sapsarıdır, ama zaman içinde melanositler hareketlendikçe
saçların rengi koyulaşır. Saçların giderek koyulaşması orta
yaşlara dek sürer, gençlik yıllarında sarışın olan pek çok
kişinin saçları ileriki yaşlarda kumral ya da kızıl-kahve
tonlara dönüşür.
Yirmili yaşlardan sonra melanosit üretimi azalır. Bu yaşlardan
sonra çıkan saçlar pigmentlerden nasiplerini tam olarak alamaz
ve renk kaybı başlar. Melanosit canlılığını tümüyle yitirdiğinde
ise, saçlar pigmentsiz olarak uzar ve saç proteininin doğal
rengini alır: Beyaz!
Gri olarak gördüğümüz saçlar
aslında yeni çıkan beyazlarla renkli saçların karışımından başka
bir şey değildir. Saçınızın tonuna göre, saçlarınızın en az
yüzde 50’si beyaza dönüştüğünde, var olan renkli saçlarınızla
karışımı, sizi gri saçlı birine dönüştürür. Çünkü renkli
saçlarla beyazlar arasındaki kontrast, esmerlerde çok daha fazla
belli olur. Açık renk saçlıların tümüyle grileşmesi çok daha
güçtür.
Herpes, tifüs, sıtma ya da ağır
grip gibi pek çok rahatsızlık da saçların ağarmasına neden
olabilir. Bunun dışında, yoğun travma, radyasyona maruz kalma,
tiroit bezlerinin aşırı çalışması, şeker hastalığı, kötü
beslenme, ülserli kolit ve kansızlık da saçların beyazlamasına
neden olan öteki faktörlerdir.
Saçların “bir gecede nasıl bembeyaz” olduğunu anlayabilmeniz
için, bir saçın doğal olarak nasıl uzadığını bilmeniz gerekir.
Saç teli üç evreli bir süreçten geçer. İlk aşamada yani uzama
sırasında, yeni saç teli ayda ortalama bir santim hızla büyür.
İki ile altı yıl boyunca uzadıktan sonra, birkaç hafta süreyle
dinlenme dönemine geçer. Bundan sonraki üç ay süresince de saç
teli, üretim merkezi papiladan ayrılma sürecine başlar. Yeni bir
süreç başladığında, arkasından gelen saç eskisini iter ve eski
saç dökülüp, yerine yenisi uzamaya başlar.
Bazen stresten kaynaklanan ve
“Alopesiya areata” adı verilen bağışıklık sistemindeki bir
rahatsızlık, saç telini daha ilk döneminde vurur. Eğer hastanın
çok sayıda siyah saçı ve fark edilmeyen birkaç beyaz teli varsa,
rahatsızlık, arkasında çok sayıda beyaz saç teli bırakarak, eski
koyu renk saçların dökülmesine neden olur. Hastanın saçları bir
günden öbürüne kırlaşmış gibi görünür.
Eskiden bilim adamları kırlaşan
bir saçın asla eski rengine kavuşamayacağına inanırlardı. Oysa
son dönem araştırmaları, dinlenme dönemindeki melanositlerin
tetiklenerek, eski renk verici özelliklerine kavuşturularak,
kimi durumlarda saçı orijinal rengine dönüştürebileceğini
gösterdi.
Kimi non-steroidal, anti-enflamatuar maddeler saçın pigmen
tasyonunda önemli rol oynayabilir. B-12 vitamini alan, kansızlık
hastalarında da kırlaşan saçın zamanla eski rengine dönüştüğüne
rastlanmıştır.
Peki saçlarınızın kırlaşmaya
başladığını fark ettiğinizde ne yapmalısınız? “Kendinizi buna
odaklamayın” diye öneriyor psikologlar. Kimi insanlar kırlaşan
saçlarına kafayı takarlar, oysa gerçek sorunları kendilerine
güvensizliktir.
Araştırmacılar, saçlarını boyamamak konusunda direnen insanların
bir süre sonra saç renklerinden çok memnun olduklarını
saptadılar.
Oysa saç renklerini denetlemek isteyenler için oldukça geniş bir
seçenek yelpazesi var. Saçlara düşen aklar bağış da değildir,
dünyanın sonu da değildir. Onları ister sergileyin, ister
saklamaya çalışın öncelikle bakımlı olmaya özen gösterin...